Evlerin Sokaklarina Giriş

Annem çalışma masama tabak koymuş. Bana bir ağacın meyve vermesini bekler gibi bakıyorlardı..es geçerek körelttim onları, aklımda başka gözleri vardı evrenin, belki de kendim, özüm. Oyulmuş yahut depelenmiş un ufak olmuş, büyük dolaşımda hissedemediğim yerlere dahi geçip orda vaktini bilerek zaman geçirmiş ancak ardından gelen basınca dayanamayıp kalbime yerleşmiş olan bir kirlenme serüveni. Serüvenliği kendinden sonra gelenle parlatılmış başlangıç!..

Işığın düğmesine çorap fırlatmış çocuk gibi yorganı umarsızca kafamın üstüne çektim. Kalbim zamanın içinde bir solucan deliği bulmuş gibi arkasında bıraktığı yoğunluktan boşalmış uzuvlarımın hareketsizliğine daralmış bir hızla gmbr gmbr çarpıyordu duvarlarına. Nefes alırkenki hırıltılarımı dinledim dinlemede derinleştikçe solk alıp vermede daha da hızlanıyordum. Bir an kendi hızımda öleceğimden korktum. Korkumu usulca şefkatin acemice bir kopyasına benzeyen ellerimin arasına aldım, yorganın altıdan karanlık adledilmiş yatağın dışına bıraktım. Başka şeyler duymaya açtım kulaklarımı. Dışarıyı, ses olmayan sesten başka bir şeyin olmadığı sokağı dinledim.uzaktan gelen bir köpek havı bile yoktu. “ben hangi evin sokağındayım?”diye söylendim kendime. ışık varmıydı acaba sokakta? Duymaya çalıştığımı unutup gözlerimi örttüm. 

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s